Yazı ve Makaleler

COVID – 19 Salgını Sebebi İle İcra Hukukunda Süreler Durdu Mu? İcra Müdürlüklerinde Hangi İşlemler Yapılabiliyor?

Çin Halk Cum huriyeti’nin Vuhan kentinde 2019 yılının Aralık ayı içerisinde ortaya çıkarak Dünya’nın bir çok ülkesine yayılan Koronavirüs (COVID – 19) salgını sonucunda çok sayıda insanın hayatını kaybettiği ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından bu virüs için 2/3/2020 tarihinde küresel risk seviyesinin “yüksekten”, “çok yüksek” seviyesine çıkarıldığı bilinmektedir. Dünya genelinde ortaya çıkan Koronavirüs (COVID-19) salgını nedeniyle Devlet yetkilileri tarafından vatandaşların sokağa çıkmamaları tavsiye edilmektedir. Buna ek olarak belirli risk grubundaki yurttaşların sokağa çıkmaları genelge vasıtasıyla yasaklanmıştır. Koronavirüs (COVID-19) salgınının yarattığı etki dikkate alındığında mücbir sebep teşkil ettiği sonucuna varılmaktadır.

Ülkemizde de görülen ve insan sağlığı için önemli bir tehdit oluşturan, bulaşıcılığı yüksek olan bu virüsten doğan salgının önlenmesi amacıyla bir takım tedbirler alma zarureti doğmuştur. İcra ve İflas Kanununun “Fevkalade hallerde tatil” başlıklı 330 uncu maddesinde “Salgın hastalık, umumi bir musibet veya harb halinde Cumhurbaşkanı kararıyla memleketin bir kısmında veya bazı iktisadi zümreler lehine muayyen bir müddet için icra takipleri durdurulabilir.” hükmüne yer verilmiş olup, bu hükme dayanılarak 22/3/2020 tarih ve 31076 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2279 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile “COVID-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını önlemek amacıyla alınan tedbirler kapsamında; bu Kararın yürürlüğe girdiği tarihten 30/4/2020 tarihine kadar, nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere, yurt genelinde yürütülmekte olan tüm icra ve iflas takiplerinin durdurulmasına ve bu çerçevede taraf ve takip işlemlerinin yapılmamasına, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınmamasına ve ihtiyati haciz kararlarının icra ve infaz edilmemesine…” karar verilmiştir.

Cumhurbaşkanı Kararının uygulanması sırasında oluşabilecek tereddütleri gidermek ve uygulama birliğinin sağlanmasına katkıda bulunmak amacıyla durdurma kararının gayesi de gözetilerek Adalet Bakanlığı İcra İşleri Dairesi Başkanlığınca 24.3.2020 tarih ve “2279 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı” konulu yazı tüm icra müdürlüklerine duyurulmuştur. Görüş yazısının nafakalar ile ilgili ikinci maddesinde “Nafaka alacaklarına ilişkin takipler istisna tutulduğundan bu husustaki açılmış olan takiplerin devam edeceği, reddiyat ve tahsilat işlemlerinin yapılması gerektiği, durma süresi içerisinde yeni nafaka takiplerinin de açılabileceği,” belirtilmiş, yine ödemeler ile ilgili beşinci maddesinde ” İcra dairelerine yapılan ödemeler kabul edilerek, dosya kapsamına göre sıra cetveli yapılmasını gerektirmeyen ve borçlu ya da üçüncü kişilerin haklarının ihlal edilmeyeceğinin anlaşıldığı durumlarda paraların alacaklılarına ödenebileceği, dosya borcunun ödenmesi halinde veya alacaklı vekili talebi ile haciz ve yakalama şerhlerinin kaldırılabileceği, dosya kapama işlemlerinin öncelikle yapılabileceği” hususları ifade edilerek görüş bildirilmiştir.

Daha sonra 26/3/2020 tarih ve 31080 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanununun Geçici 1 nci maddesinin; Birinci fıkrasının (b) bendinde; ”9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler; nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.”

Üçüncü fıkrasının (b) bendinde; ”Durma süresi içinde rızaen yapılan ödemeler kabul edilir ve taraflardan biri, diğer tarafın lehine olan işlemlerin yapılmasını talep edebilir,” Aynı fıkranın (ç) bendinde; ” İcra ve iflas hizmetlerinin aksamaması için gerekli olan diğer tedbirler alınır.” hükümlerine yer verilmiştir.

Yukarıda bahsedilen tüm bu düzenlemeler dikkate alındığında;

Nafaka alacaklarına ilişkin takiplerin ve dolayısıyla maaş hacizlerinin devam edeceği açık olup, başka sebebe dayanan diğer maaş hacizlerinin devam etmesinin ve maaş kesintilerinin yapılmasının İcra ve İflas Takiplerinin Durdurulmasına Dair 2279 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına ve yukarıda bahsi geçen yasal düzenlemelere aykırılık oluşturmayacağı, zira icra takiplerinin durdurulduğu tarih aralığında icra daireleri tarafından yeni haciz kararları alınamayacağından maaş haczi ve kesintileri için ilgili kurum ve kişilere yazılan müzekkerelerin postada gecikmiş olması ve takibin dayanağının nafaka borcuna ilişkin olup olmadığının veya diğer taraf lehine talep edilen bir işlem kapsamında bulunup bulunmadığının kesinti yapacak kurum ya da kişi tarafından bilinemeyecek olması gibi hususlar dikkate alındığında haciz müzekkerelerinin gereği yerine getirilerek maaş kesintilerinin ilgili icra dairesi hesabına gönderilmesinin uygun olacağı, Maaş kesintilerinden icra dosyasına gelen ödemelerle ilgili ihtilaf bulunup bulunmadığının, alacaklısına ödenip ödenmeyeceğinin icra müdürlüğünce takdir edileceği, yapılacak işlemin hukuka aykırı veya hadiseye uygun bulunmadığının düşünülmesi halinde ancak borçlu tarafından İcra ve İflas Kanunun 16 ncı maddesi kapsamında şikayet yoluyla icra mahkemesine taşınabileceği, bu durumda mahkemelerce verilecek karar gereğince icra müdürlüklerince işlem tesis edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir. Bu itibarla; Uygulanan maaş haczi kesintilerine devam edilmesi, birden fazla icra dosyasının bulunması ve bir dosyadan yapılan kesintinin bitmesi halinde sırası gelen icra dosyaları için de maaş haczi kesintisinin yapılması gerektiği değerlendirilmiştir. 

İhtiyati tedbir kararının icranın durdurulduğu süresi içinde alınması ve uygulanması mümkündür. Zira Karar’da bu konu hakkında herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Bugüne kadar ise maddi hukuka göre açılacak davalar bakımından tatil uygulanmamaktadır. Keza açılmış ve görülmekte olan davaların ertelenmesine yönelik düzenleme yoktur.

SONUÇ OLARAK ;

22/3/2020 tarih ve 31076 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2279 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu süreçte İcra ve İflas Kanunu’nun 330. Maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir ve bu kararın yürürlüğe girdiği tarihten 30/4/2020 tarihine kadar bir takım işlemlere ilişkin işlemlerin yapılamayacağı belirtilmiştir. 

Bu karar gereğince ;

YAPILAMAYACAK İŞLEMLER

  • Yurt genelinde yürütülmekte olan tüm icra ve iflas takiplerinin durdurulmuştur. (Nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere) 
  • Taraf ve takip işlemlerinin yapılamayacaktır .
  • Yeni icra ve iflas takip talepleri alınmayacaktır.
  • İhtiyati haciz kararları icra ve infaz edilmeyecektir.

YAPILABİLCEK İŞLEMLER

  • Nafaka alacaklarına ilişkin takipler devam edecektir.
  • Uygulanan maaş haczi kesintilerine devam edilebilecektir.
  • birden fazla icra dosyasının bulunması ve bir dosyadan yapılan kesintinin bitmesi halinde sırası gelen icra dosyaları için de maaş haczi kesintisinin yapılması mümkündür.
  • İhtiyati tedbir kararı alınabilcektir.
  • Durma süresi içinde rızaen yapılan ödemeler kabul edilecektir.
  • Taraflardan biri, diğer tarafın lehine olan işlemlerin yapılmasını talep edebilecektir
Tags: ,

Leave a Comment